Bir sorunuz mu var?
Mesaj gönderildi Kapat

Soru Bankası

Hazırlık / Yan Dal Sınavı / 2023

18 yaşında, Tip 1 Diyabet tanısıyla insülin kullanan bir kadın hasta, ateş ve bilinç değişikliği şikayetiyle acil servise getiriliyor. Annesinden 3 gündür ateşinin olduğu ve genel durumunun giderek kötüleştiği öğreniliyor. Acil serviste yapılan ilk değerlendirmede hastanın bilinci açık ancak letarjik, derin ve hızlı soluk alıp veriyor (Kussmaul solunumu). Vital bulguları:

  • Kan Basıncı: 100/65 mmHg
  • Nabız: 110 atım/dk
  • Solunum Sayısı: 22/dk
  • SpO₂: %96 (oda havasında)
  • Parmak Ucu Kan Şekeri: High (ölçülemiyor)
  • İdrarda Keton: Pozitif (+++)

Akciğer muayenesinde sağ alt zonda raller duyuluyor. Hastadan alınan kan gazı sonucu:

  • pH: 7.20
  • pCO₂: 31 mmHg
  • HCO₃: 15 mmol/L
  • Glukoz: 940 mg/dL
  • K+: 2.8 mEq/L

Bu hastanın klinik ve laboratuvar bulguları göz önüne alındığında, en uygun ön tanı ve başlangıç tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hasta bronkopnömoni olarak değerlendirilmeli ve öncelikle uygun antibiyotik başlanmalıdır.
B) Hasta diyabetik ketoasidoz (DKA) olarak değerlendirilmeli; acilen IV insülin infüzyonu, IV sıvı ve IV potasyum replasmanı başlanmalıdır.
C) Hasta hiperglisemi olarak değerlendirilmeli; acilen IV insülin infüzyonu ve IV sıvı desteği başlanmalıdır.
D) Hasta hiperosmolar hiperglisemik durum (HHS) olarak değerlendirilmeli; acilen IV insülin infüzyonu ve IV sıvı desteği başlanmalıdır.
E) Hasta diyabetik ketoasidoz (DKA) olarak değerlendirilmeli; acilen IV sıvı ve IV potasyum replasmanı başlanmalı, insülin tedavisi potasyum düzeyi >3.3 mEq/L olana kadar ertelenmelidir.

Öğrenim Noktaları

Bu vaka, Tip 1 Diyabetli bir çocukta enfeksiyonun tetiklediği, hayatı tehdit eden bir komplikasyon olan Diyabetik Ketoasidoz (DKA) yönetimini sorgulamaktadır. Doğru yaklaşım, DKA'nın tüm bileşenlerini (sıvı açığı, elektrolit bozuklukları, asidoz ve hiperglisemi) ele almayı ve tedavinin doğru sırayla başlatılmasını gerektirir. 1. Tanı: Diyabetik Ketoasidoz (DKA) Hastanın kliniği ve laboratuvar bulguları DKA tanısını kesin olarak koydurur:
  • Hiperglisemi: Kan şekeri ölçülemeyecek kadar yüksek (>900 mg/dL).
  • Ketozis: İdrarda keton pozitifliği.
  • Asidoz: Kan gazında pH < 7.3 (7.20) ve HCO₃ < 18 (15 mmol/L).
  • Tetikleyici Faktör: Hastanın ateşi ve akciğer bulguları, DKA'yı tetikleyen bir enfeksiyon (pnömoni) olduğunu düşündürür.
2. Tedavi Öncelikleri ve Kritik Nokta: Hipokalemi DKA tedavisinin temel taşları sıvı replasmanı, insülin tedavisi ve elektrolit (özellikle potasyum) takibi/replasmanıdır. Ancak bu tedavilerin başlanma sırası hayati önem taşır.
  • Kritik Bulgu: Hastanın kan gazındaki potasyum (K+) değeri 2.8 mEq/L'dir. Bu, ciddi hipokalemi (potasyum düşüklüğü) anlamına gelir.
  • Neden Önemli? DKA'da vücutta toplam potasyum açığı olmasına rağmen, asidoz nedeniyle hücre dışına çıkan potasyum yüzünden başlangıçta kan potasyum düzeyi normal veya hatta yüksek olabilir. Ancak tedaviye insülin başlandığında, insülin glukozla birlikte potasyumu da hücre içine sokar. Eğer hasta başlangıçta zaten hipokalemikse (K+ < 3.3 mEq/L), insülin başlamak potasyumu daha da düşürerek hayatı tehdit eden kardiyak aritmilere ve kalp durmasına yol açabilir.
3. Doğru Başlangıç Tedavisi: Bu nedenle, DKA kılavuzlarına göre, eğer hastanın başvuru anındaki potasyum düzeyi < 3.3 mEq/L ise, insülin tedavisine başlanmamalıdır. İlk yapılması gerekenler şunlardır:
  1. Acil IV Sıvı Resüsitasyonu: Dehidratasyonu düzeltmek için.
  2. Acil IV Potasyum Replasmanı: Potasyum düzeyini güvenli bir seviyeye (>3.3 mEq/L) çıkarmak için.
İnsülin infüzyonu ancak potasyum düzeyi 3.3 mEq/L'nin üzerine çıktıktan sonra güvenle başlanabilir.
Layer 1
Giriş Kategoriler