Soru Bankası
Hazırlık / Yan Dal Sınavı / 2023
⚡⚡
27 yaşında 39 hafta bir gebe kavşakta yürürken bir motorlu aracın çarpması sonucu yaralanıyor. Olay yerine gelen 112 ekibi hastayı değerlendirdiğinde: kan basıncı 80/50, kalp hızı 120, solunun sayısı 16/dakika, oda havasında oksijen satürasyonu %91 ve ateşi 37,2'C olarak saptanıyor. Ekip lideri kafa travması olan hastanın GKS değerini 8/15 olarak saptıyor ve hastanın solunumu koruyabilmek için başarılı bir biçimde hastayı entübe ediyor. Kafa travması dışında başka travma belirtisi olmayan hastaya ekip lideri hastaneye nakil sırasında 1500 ml izotonik veriyor ama kan basıncında bir düzelme olmuyor. Bu hastanın yönetiminde bir sonraki en iyi adım aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hastaya tekrar 1000 ml izotonik verilir.
B) Hasta Trendelenburg pozisyonuna getirilir.
C) Hasta (Sırt tahtası) yaklaşık 15 derece sol yan yatırılır.
D) Hastaya müdahale edilmez. Transfer hızlandırılır.
E) Hastaya 1 gr Traneksamik asit İV yapılır.
Öğrenim Noktaları
Gebe travma hastalarında hem anne hem de fetüsü etkilendiğinden dolayı hekimin iki travmayı aynı anda yönetmesi gereken zor bir durumdur. Bu yüzden gebelerde travma yönetimi multidisipliner yaklaşım gerektirir.
Gebelikte dinlenme halinde nabızda 10-15 atım/dk artış görülmesi normaldir. İlk iki trimesterde SKB 10-15 mmHg DKB 10-20 mmHg azalır. Supin pozisyonda gebelerde aşırı hipotansiyon ve buna bağlı semptomlar görülebilir bu duruma supin hipotansiyon sendromu denir. Bu yüzden gebeler sol lateral dekübit pozisyonuna getirilerek vena cava inferior üzerindeki bası azaltılmalı ve kardiyak output arttırımalıdır. 3. trimesterda periferik vasküler dirençte azalma olur ve normotansif duruma yaklaşırlar.
Hastadaki hipotansif durum muhtemelen genişlemiş uterusun veca cava inferiora bası yapması sonucunda oluşmaktadır. Bunun nedeni ise her travma hastasında olduğu gibi hastamızın da düz travma tahtasına supin poziyonda yatırılmasından kaynaklanmaktadır. Gebeler eğer supin pozisyonda yatırılırsa genişlemiş ve ağırlaşmış uterus vena kavanın çökmesine neden olur böylece kalbe ve genel dolaşıma kan akışı dönüşünün engellenmesine neden olarak hipotansiyona yol açar. Gebelerde bu duruma aortokaval kompresyon sendromu (sırtüstü hipotansif sendrom) olarak adlandırılmaktadır. Hastada muhtemelen aortokaval kompresyon sendromu vardır ve böyle durumlarda sırt tahtasının yaklaşık 15 derece sol yan yatırılması vena cava inferior üzerindeki baskıyı azaltır. Böylece kardiak output attırılması sağlanır. Trendelenberg pozisyonu travma hastalarında aspirasyon riskini ve ventilasyon güçlüğünü daha da artırabilir. Bu yüzden yapılmamalıdır.
Gebelikte dinlenme halinde nabızda 10-15 atım/dk artış görülmesi normaldir. İlk iki trimesterde SKB 10-15 mmHg DKB 10-20 mmHg azalır. Supin pozisyonda gebelerde aşırı hipotansiyon ve buna bağlı semptomlar görülebilir bu duruma supin hipotansiyon sendromu denir. Bu yüzden gebeler sol lateral dekübit pozisyonuna getirilerek vena cava inferior üzerindeki bası azaltılmalı ve kardiyak output arttırımalıdır. 3. trimesterda periferik vasküler dirençte azalma olur ve normotansif duruma yaklaşırlar.
Hastadaki hipotansif durum muhtemelen genişlemiş uterusun veca cava inferiora bası yapması sonucunda oluşmaktadır. Bunun nedeni ise her travma hastasında olduğu gibi hastamızın da düz travma tahtasına supin poziyonda yatırılmasından kaynaklanmaktadır. Gebeler eğer supin pozisyonda yatırılırsa genişlemiş ve ağırlaşmış uterus vena kavanın çökmesine neden olur böylece kalbe ve genel dolaşıma kan akışı dönüşünün engellenmesine neden olarak hipotansiyona yol açar. Gebelerde bu duruma aortokaval kompresyon sendromu (sırtüstü hipotansif sendrom) olarak adlandırılmaktadır. Hastada muhtemelen aortokaval kompresyon sendromu vardır ve böyle durumlarda sırt tahtasının yaklaşık 15 derece sol yan yatırılması vena cava inferior üzerindeki baskıyı azaltır. Böylece kardiak output attırılması sağlanır. Trendelenberg pozisyonu travma hastalarında aspirasyon riskini ve ventilasyon güçlüğünü daha da artırabilir. Bu yüzden yapılmamalıdır.