Bir sorunuz mu var?
Mesaj gönderildi Kapat

Soru Bankası

Hazırlık / Yan Dal Sınavı / 2023

44 yaşında erkek hasta göğüs ağrısı nedeni ile acil servise başvuruyor. Hasta anamnezinde efor yatığında bugünde halı sahada maçın başında hemen göğüs ağrısı olduğu şuan olmadığı ifade ediyor. Hastanın özgeçmişinde hastalığı olmadığı HT ve DM hastası olduğunu ve sigara içtiği öğreniliyor. Hasta değerlendirildiğinde; GKS: 15, nabız: 87 atım/dk ve düzenli, solunum sayısı: 18 soluk/dk, SpO2: %99, parmak ucu kan şekeri: 101 mg/dl ve kan basıncı: 131/75 mmHg olarak saptanıyor. Acil hekimi muayesinde solunum sesleri doğal, kalp sesleri doğal değerlendirilirken ek ses veya üfürüm saptanmıyor, diğer sistem muayeneleri doğal olarak izleniyor. Muayene sonrasında hemen hastanın EKG’sini değerlendirmek istiyor ve hastaya 12 derivasyonlu EKG çekiliyor. Bundan sonraki yaklaşımda aşamalarıyla doğru olan seçenek hangisidir?

A) EKG normal olarak değerlendirilir ve kardiyoloji poliklinik önerisiyle taburcu edilir.
B) EKG normal olarak değerlendirilir ve hastadan tekrar kardiyak enzimler istenir.
C) EKG Wellen tip A olarak değerlendirilir ve hasta kardiyolojiye konsülte edilir.
D) EKG Brugada Tip 2 olarak değerlendirilir ve hasta kardiyolojiye konsülte edilir.
E) EKG Brugada Tip 1 olarak değerlendirilir ve hastadan tekrar kardiyak enzimler istenir.

Öğrenim Noktaları

Wellen sendromu aralıklı göğüs ağrısı olan bir hastada ağrısız periyodlarda gözlemlenen T dalga değişiklikleriyle karakterize proksimal sol ön inen arterde (LAD) darlığını gösteren acil bir durumdur. Wellens sendromu sol ön inen arterde (LAD) tıkanıklık için hayli spesifik olan V2-3’te derin olarak ters dönmüş bifazik T dalga patternidir. Hastalar EKG çekildiği zaman ağrısız olabilmekte ve kardiyak enzimleri normal ve hafifçe artmış olabilmektedir; buna rağmen birkaç gün veya hafta içerisinde yaygın anterior duvar MI için çok yüksek risk altındadırlar. Troponin değerleri normal olduğu için acil serviste bu hastalar atlanabilir. Kritik LAD darlığına bağlı, bu hastalar genellikle invaziv tedaviye ihtiyaç duyarlar, medikal tedaviden fayda görmezler ve uygunsuz olarak stres testi yapılırsa MI veya kardiyak arrest geçirebilirler.

Klinik

Wellens sendromlu hastalar genellikle akut koroner sendrom ile uyumlu semptomlar gösterirler. Tipik şikayetler arasında sıkışma veya basınç benzeri olarak tanımlanan, genellikle fiziksel aktivite ile tetiklenen ve dinlenme ile rahatlayan göğüs ağrısı yer alır. Ağrı boyun, çene veya omuza yayılabilir. Acil servise başvurduklarında hastalar genellikle ağrısız olurlar Ancak, aşağıda tarif edilen EKG paterni devam edebilir. Hastalar, akut miyokard enfarktüsü geçiren hastalara benzer şekilde diyaforez ile hafif bir sıkıntı gösterebilmelerine rağmen, tipik olarak dikkat çekici olmayan bir fizik muayene ile rahat görünürler. Çoğu hastada kardiyak enzimler normaldir veya çok az yükselmiştir. Wellens sendromu her zaman akut bir süreç değildir. Günler ila haftalar içinde gelişebilir. EKG paterni genellikle hasta göğüs ağrısı yaşamıyorken gelişir. Hasta göğüs ağrısı yaşadığında, ST segmenti ve T dalgası paterni hiperakut dik T dalgalarına (“yalancı normalleşme” olarak adlandırılır) normalleşiyor gibi görünebilir veya hatta ST-segment yükselmelerine dönüşebilir. Troponin gibi kardiyak biyobelirteçler Wellens sendromlu hastalarda sıklıkla normal sınırlar içinde sonuçlandığından yanlış bir şekilde güven verici olabilir. Bir prospektif çalışmada, EKG’de Wellens paterni olan hastaların sadece %12’sinde kardiyak enzimler yükselmiştir ve bu yükselmeler normalin üst sınırının iki katından daha azdır. Bununla birlikte, bu hastalar yaklaşan büyük ön duvar akut miyokard enfarktüsü açısından yüksek risk altında olduğundan EKG paternlerini tanımak önemlidir. Aslında, Dr. De Zwaan, Wellens ve meslektaşları 1980’lerin başında bu sendromu ilk kez tanımladıklarında, bu EKG bulgularına sahip hastaların %75’inin sadece tıbbi tedaviyle tedavi edilmeleri halinde haftalar içinde akut, ön duvar miyokard enfarktüsü geçirdiğini belirtmişlerdir. Bu yüzden Wellens sendromu tanısı konur konmaz veya şüphelenilir şüphelenilmez bir kardiyoloğa hasta konsülte edilmelidir.Kesin tedavi tipik olarak tıkanıklığı gidermek için perkütan koroner girişim (PCI) ile kalp kateterizasyonunu içerir.
Layer 1
Giriş Kategoriler