Bir sorunuz mu var?
Mesaj gönderildi Kapat

Soru Bankası

Hazırlık / Yan Dal Sınavı / 2024

36 yaşında hafif balık etli kadın hasta, 2 gündür devam eden nefes darlığı şikayeti ile acil servise ayaktan başvuruyor. Triaj alanında değerlendirilen hastanın genel durumu iyi; vital bulguları ise şu şekilde:

  • Nabız: 86 atım/dk, düzenli
  • Solunum: 18/dk
  • SpO2: %98
  • Kan Basıncı: 110/75 mmHg

Bu bulgularla hasta yeşil alana yönlendiriliyor. Yaklaşık 20 dakika sonra yeşil alan doktoru tarafından muayene edilen hastanın fizik muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. Yeşil alan doktoru, hastadan hemogram, geniş biyokimya, EKG ve PA akciğer grafisi istiyor. Hasta hızlıca röntgen alanına gidiyor ve grafisini çektiriyor. Grafisini merak eden hasta, sıra beklemek istemiyor ve grafisinin bir an önce değerlendirilmesini istiyor. Aşağıda grafisi görünen hastaya, sizce bundan sonraki yaklaşım ne olmalıdır?

A) A- Çekilen akciğer grafisi normal görünmektedir. Bu yüzden diğer kan tetkikleri sonuçlana kadar beklenmeli ve tetkikler çıkınca tekrar değerlendirilmelidir.
B) B- Çekilen akciğer grafisi normal görünmektedir. Bu yüzden diğer kan tetkikleri sonuçlana kadar semptomatik tedavi verilmeli ve tetkikler çıkınca tekrar değerlendirilmelidir.
C) C- Çekilen ayakta akciğer grafisinde sol hemitoraksta pnömotoraks görünmektedir. Bu yüzden göğüs cerrahisine konsülte edilmeli ve yeşil alanda göğüs cerrahisi gelene kadar beklenmelidir.
D) D- Çekilen akciğer grafisinde sol hemitoraksta pnömotoraks görünmektedir. Bu yüzden hasta, spontan pnömotoraks düşünülerek monitörize takip ve tüp torakostomi yapılacak alana çekilmeli ardından göğüs cerrahisine konsülte edilmelidir.
E) E- Çekilen akciğer grafisinde sağ hemitoraksta pnömotoraks görünmektedir. Bu yüzden hasta, spontan pnömotoraks düşünülerek monitörize takip ve tüp torakostomi yapılacak alana çekilmeli ardından göğüs cerrahisine konsülte edilmelidir.

Öğrenim Noktaları

Geçmişinde herhangi bir travma hikayesi bulunmadan veya klinik ya da radyolojik olarak parankimal akciğer hastalığı olmadan subplevral büllerin rüptüre olması sonucu plevral boşlukta hava birikmesi durumuna primer spontan pnömotoraks (PSP) denir. Hayatı tehdit eden, ciddi bir durum olan primer spontan pnömotoraks, çocuklarda astenik yapılı erkeklerde daha fazla olmak üzere, en sık prepubertal dönemde ve sporla uğraşanlarda gelişir. Pnömotoraksın tipik semptomları olan nefes darlığı ve göğüs ağrısı olabildiği gibi, hastanın hiçbir şikayeti olmayabilir. Asemptomatik hastalar bu yüzden birkaç gün sonra başvurabilirler. Ani gelişen nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleri acil servislerde sıklıkla kardiyak patolojileri akla getirir ve bu yönde tetkik ve tedavi öncelikli olarak istenir. Çoğu hasta, ani başlayan akut plöritik göğüs ağrısından yakınır ve etkilenen bölgede solunum sesleri azalır. Dispne nispeten daha hafif olabilir veya hiç olmayabilir. Yüksek hacimli pnömotoraks;
  • Dispne
  • Taşikardi
  • Hipotansiyon
  • Hipoksiye (siyanoz)
neden olur. Bu nedenle, başlangıçta bu tanı olasılığını da akıldan çıkarmamak gerekir. Pek çok hastada, özellikle de Primer Spontan Pnömotoraks (PSP)’li olanlarda, semptomların başlamasından günler sonra ortaya çıkarlar. Bu süre ne kadar uzunsa, re-ekspansiyona bağlı pulmoner ödem riski (RPÖ) de o kadar yüksektir. Tanıda esas olan radyolojik değerlendirmenin erken ve doğru olarak yapılması, olası ölümcül komplikasyonları önlemesi yönünden büyük önem taşır. Standart tanı modalitesi olan PA akci­ğer grafisi sadece %83 sensitiviteye sahiptir. BT ile %100 duyarlılıkla pnömotoraks tanısı konabilir. Ultrasonografinin sensitivitesi %100’e yakındır.
Layer 1
Giriş Kategoriler