Bir sorunuz mu var?
Mesaj gönderildi Kapat

Soru Bankası

Hazırlık / Yan Dal Sınavı / 2023

22 yaşında kadın hasta nefes almakta zorluk, ellerde ve dudaklarda uyuşukluk şikayeti ile acil servise ayaktan başvuruyor. Triaj alanında değerlendirilen hastanın; Genel durumu iyi, Vitalleri: Nabız: 96 atım/dk düzenli ; Solunum: 28/dk ; SpO2: 100 ; Kan Basıncı: 120/80 mm/Hg olarak değerlendiriliyor ve sarı alana yönlendiriliyor. Sarı alan doktoru tarafından muayene edilen hastanın fizik muayenesinde hasta ajite ve endişeli, takipneik (derin hızlı nefes alıp veriyor), ellerinde parmaklarında kasılmalar saptanıyor. Diğer sistem muayeneleri normal saptanıyor. Acil hekimi muayene sonrasında hemen hastayı monitörize ediyor ve venöz kan gazı istiyor: ph : 7,6 pCO2: 21 pO2 : 18 tHb : 14 Na+: 130 K+: 3.8 COHb:3 Cl-: 105 Glukoz: 120 BE:-3 Laktat:2 HCO3 act: 21 Diğer tetkikler normal olarak saptanıyor. Buna göre bundan sonraki en uygun ön tanı ve yaklaşım hangisi olmalıdır?

A) Hasta akut hiperventilasyon sendromu olarak değerlendirilir ve bir kese kağıdına solutulur.
B) Hasta deliryum olarak değerlendirilir ve hastaya bir ampul Haloperidol (Norodol®) yapılır.
C) Hasta diyabetik ketoasidoz olarak değerlendirilir ve hastaya insülin başlanır.
D) Hasta respiratuar asidoz olarak değerlendirilir ve pulmoner emboli ön tanısı ile göğüs hastalarına konsülte edilir.
E) Hasta respiratuar alkaloz olarak değerlendirilir ve serebrovasküler hastalık açısından nörolojiye konsülte edilir.

Öğrenim Noktaları

Hiperventilasyon sendromu hastanın derin veya yüzeysel hızlı nefes alıp vermesiyle karakterize bir klinik tablodur. Genellikle anksiyetik dururumlar sonrasında, stresle baş edememe durumunda ve panik bozukluklar sonucunda oluşur. Bu sendrom hastalarda nefes alamama, ellerde ve dudaklarda uyuşukluk gibi bir takım belirtiler gösteririr. Pek çok hasta, hasta yakını ve hekim, bu belirtiler karşısında durumu ciddi bir tıbbi hastalık (epilepsi, kalp krizi. vb.) olarak değerlendirme eğilimi gösterirler. Bu belirtiler korkutucu olmakla birlikte, tıbbi açıdan tehlikeli değillerdir. Ancak bu durum hem hasta ve yakınları hem de hekimler için kaygı hissinin artmasına neden olurken, şiddetli bir kısır döngü yaratır.

Klinik

Akut hiperventilasyon sendromu olan hastalar bazen boğulmaya benzetecek kadar şiddetli nefes darlığı ile başvururlar. Buna ajitasyon ve dehşet hissi veya göğüs ağrısı, paresteziler (periferik ve perioral), periferik tetani (örneğin, parmaklarda veya kollarda sertlik) ve presenkop veya senkop semptomları veya bazen bu bulguların tümü eşlik eder. Tetani, solunumsal alkalozun hem hipofosfatemiye hem de hipokalsemiye neden olması nedeniyle ortaya çıkar. Muayenede hastalar endişeli, taşipneik veya her ikisi birden görülebilir; akciğer muayenesinde özellik yoktur.

Tanı

Tanı klinik gözlem ile konur ama hiperventilasyon sendromu düşünülen hastalarda mutlaka olası diğer sebepler ekarte edilmelidir. Hiperventilasyon sendromu bir dışlama tanısı olduğu için tetkikler normal olarak değerlendirilir.
  • Hastalarda solunumsal alkaloz görülür.
  • Pulse oksimetresi %100 veya %100’e yakın oksijen satürasyonu gösterir.

Tedavi

Bütün hastalara ABCDE yaklaşımı ile hasta değerlendirilir. Alta yatan bir sebep bulunamayanlara destekleyici danışmanlık verilir. Hasta sakinleştiirlmeye çalışışır ve hastaya herşeyin yolunda olduğuna hastayı inandırmaya çalışılır.  Bazı olgularda psikiyatrik veya psikolojik tedavi önerilir. Tedavide önemli olan hastaya güvence vermektir. Bazı hekimler hastaya maksimal ekshalasyon ve diyafragmatik solunumun öğretilmesini savunmaktadır. Çoğu hasta altta yatan duygudurum veya anksiyete bozuklukları için tedaviye ihtiyaç duyar; bu tür bir tedavi bilişsel terapi, stres azaltma teknikleri, ilaçlar (örneğin, anksiyolitikler, antidepresanlar, lityum) veya bu tekniklerin bir kombinasyonunu içerir. Acil serviste yapılan en fazla uygulama ise hastanın bir kese kağıdına veya bir poşete solumasıdır. Kasılması olan hastalarda bu tedavi işe yarayabilir.
Layer 1
Giriş Kategoriler